there is
henna
     
KINA
BULUNUR


Cesaretin Ötesinde
Namık Doymuş
Doğan Kitap 2004

Bu roman, Zafer Vaadetmeyen Topraklar'ın devamı. Fetret Devrini anlatıyor. Musa'nın Süleyman'ı devirip Edirne'deki tahta çıkışı. Musa'nın Kazaskeri olan Bedrettin ve adamlarının zulmü

Bursa'daki Sultan'ın Mehmet Çelebi'nin has adamları Kurtulmuş Bey ve Çetin'in maceraları. Olay Çetin'in Magnaura Üniversitesindeki ve Gebze'deki eğitimi le başlıyor ve eğitim günlerinde Nilüfer'e aşık olmasıyla. Sonra bu iki "derin" Osmanlı'nın Trakya'ya gidişleri, Bedreddin ve adamlarıyla karşılaşmaları ile devam ediyor. Baba oğul iki nalbant olarak dolaşıyorlar Rumeli'yi.

Bedrettin'in ve adamlarının işlerinden şikayet için Edirne'ye gelen Rumeli Beylerbeyi Melik Paşa... Mehmet Çelebi adına Edirne'ye gelip Evrenos Paşa ile görüşen Kara Rüstem ve yardımcısı... Melik Paşa ve adamlarının Kara Rüstem'i Musa Çelebi'nin askerlerinden kurtarmaları... Kurtulmuş Bey ile Çetin'in Melik Paşa'yı Musa'nın adamlarından kurtarmaları

Bizans imparatorunun "yok" dediği Yassıada'daki esir leventlerin Çetin ve kurduğu ekip tarafından kurtarılışı...

Mehmet Çelebi ve askerlerinin Rumeli'ye geçip Musa'nın ordusunu yenmeleri, Musa'nın bataklıkta ölümü, Bedreddin' în İznik'e sürgünü...

Ve Çetinîn başarısız girşimi; Kurtulmuş Beyin kızı Nilüfer'i kaçıramayışı, rezil oluşu...

324 sayfalık romanın 50 sayfası Süleyman Çelebi'nin son hamam sefasına ayrılmış.

Romanın 15 sayfası Bedreddin ve adamlarıyla direkt ilgili. İki nalbantın, Kurtulmuş ile Çetin'in Börklüce ile karşılaşmaları, önce Şeyh Bedreddin ve topluluğu hakkında bir "küçük toplantı"ya katılmaları ertesi gün de Şeyhi dinlemeleri... Şeyh önce "mürşide tam itaat"ten söz eder, sonra rüyalardan, gerçekten, varlığın birliğinden... ders bitince sırayla el öpülür...

Çetin, Kurtulmuş Beye, "Ben dünyanın en büyük hayalperestlerinin Bizanslılar olduğunu düşünürdüm. Bizim hayalperestlerimiz onlardan daha üstünmüş" diye yorumlayacaktır olup bitenleri

Şeyh Bedreddin ve adamlarını değil de sanki Hasan Sabbah'ı, adamlarını ve Alamut'u anlatmaktadır Namık Doymuş.

Muhtemelen bu kitabın devamını da yazacaktır sayın Doymuş, belki de yazmıştır. İnşallah 3. romanı iyi bir roman olur. Ve ben "Keşke hiç bu konuya bulaşmasaydı; Tomustan Böceği'nin maceralarını yazmaya devam etseydi" demek zorunda kalmam.

kitaptan satırlar:

"Ormanlar milliyetçileri korur" kuralı, Musa Çelebi'nin baskınları arttıkça yeniden taraftar toplamaya başlamıştı.

Osmanlı devletinin şeyhlik olmadığını söyleyecek biri çıkmamış mı karşısına?

Burada devletimizin ve ordumuzun en gözde askerleri yetişir. Burası, asayişin kendiliğinden devam ettiği tek ve biricik yerdir.

Kara Rüstem... ağlama isteğinin nedenini bulmuştu; devletin iki başlı olması ve bunun yıllardır önüne geçilememesi...