ABDERALILAR

Bir; bilimsel kitapların, ansiklopedilerin anlattığı Abderalılar var; bir de Wieland'ın Abderalılar adlı romanında anlattığı Abderalılar. Bence ikincisi çok daha ilginç.

Romana; Abdera'nın adından giriyor Wieland. Nerden almış bu adı bu kent? Belki, Diomodes'in kızkardeşlerinden biri olan Abdera'dan (At delisi bir Trakyalıymış Diomodes, insan etiyle beslermiş bir iddiaya göre atlarını; sonunda atlara yem olmuş kendisi de). Belki de Diomedes'in seyislerinden biri olan Abderus'dan. Yoksa Herkül'ün dostu olan Abderus'tan mı? Kesin olarak bilinmiyor.

Abderalılar; 5 bölümden oluşan bir roman. İlk bölüm; Abdera, Demokritos ve Abderalılar hakkında genel bilgi verir ve Abderalılar ile Demokritos arasındaki tuhaf ilişkiyi anlatır. İkinci bölüm de Demokritos ile ilgili. Üçüncü bölüm; çok sevdikleri tiyatro, Euripidies ve Andromeda ile ilgili. Dördüncü bölümün konusu; ünlü eşek ve gölgesi. Beşinci bölüm ise Latona'nın kurbağalarını ve Abdera'nın sonunu anlatıyor. Romanın sonunda bir de, "Abdera Hikayesine Anahtar" adlı bir açıklama var.

Kim miydi Abderalılar? Özetle; çok budala insanlardı. Herkesi ilgilendiren konuları uzun uzun tartışırlar ve sonunda seçeneklerin en kötüsüne karar verirlerdi, her seferinde de. İçecek suyu zor buldukları günlerde olimpik bir havuz yapmışlardı örneğin. Dolayısıyla doldurup doya doya yüzememişlerdi. Kitap örneklerle dolu.

Ya Demokritos? O, dünyanın en akıllı insanlarından biriydi, Abderalıydı ve hemşehrilerinin en önemli sorunuydu. Onun bir zırdeli olduğunu kanıtlamak için neler yaptılar neler. Niçin mi? Bilge olmayan biri olduğu için elbette. Onun bir bilge olduğunu kabul etmeleri mümkün değildi. Ya o bilge idi, ya Abderalılar. Ya o budala idi, ya Abderalılar. O kadar.

Yirmi yıl sürmüş uzun bir dünya turundan sonra Abdera'ya dönmüştü Demokritos; bir sürü tuhaf şeyle. Niçin mi dolaşmıştı dünyayı? İnsanı anlamak için tabii ki. Varını yoğunu emanet ettiği hemşerilerinin söylediklerine itiraz etmedi. Ne verdilerse kabul etti. Bu tutumu hemşehrilerinde düş kırıklığına neden oldu. Daha çoook düşkırıklığı yaşayacaktı Abderalılar. Gezisi sırasında görmesi gereken hiçbir şeyi görmemiştir ki Demokritos. Örneğin; hiç burunları olmayan, üstelik ağızları da çok küçük olduğu için çorbayı pipetle içenleri görmemiştir Etiyopya'da. Üstelik siyah insanlar görmüştür. Çok gezmiş, çok şeyler görmüş ama başka bir Abdera görememişti. Başka Abdera yoktu ki dünyada. Sorulara verdiği dürüstçe cevaplar, kısa sürede çok sayıda düşman kazanmasını sağladı.

Demokritos'un budalalıklarını yaptığı uzun yolculuğa bağlayan hemşerileri bir kanun çıkardılar. Artık hiçbir Abderalı bir yıldan daha uzun bir yolculuk yapamayacaktı. Çünkü, uzun yolculuklara çıkanlar, vatanını milletini beğenmeyen bir kozmopolit olarak dönebiliyorlardı Abdera'ya. Ayrıca yolculuğa mutlaka aklı başında bir Abderalı kahya ile çıkılacaktı vs. vs. Çok uzun görüşmelerden sonra çıktı kanun, her kanun gibi. Kanunun çıktığı sırada Abdera dışında olanların durumu ise daha da uzun tartışıldı.

Demokritos köyüne kaçmak zorunda kaldı. Çiftlik evine kapandı. Çünkü hemşehrileri eğitilemez öğretilemez insanlardı. Her Abderalı bir umutsuz vakaydı onun gözünde artık. Maalesef çiftlik Abdera'ya hiç de uzak değildi ve Abderalıların en sık ziyaret ettikleri yerlerden biri oluverdi kısa bir süre içinde. Budala hemşehrilerini yalnız bırakmak istemiyorlardı Abderalılar. Onu oyalamaya çalışıyorlardı ziyaretleriyle. Kısa sürede çiftliği de zindan ettiler Demokritos'a.

Derken, Demokritos'un büyücü olup olmadığı tartışılmaya başlandı. Aleyhinde çok fazla kanıt vardı: Güneşin ne zaman tutulacağını da biliyordu, o yıl ürünün az mı yoksa çok mu olacağını da... Bir kızın baştan çıkacağını da bilmişti, obur bir meclis üyesinin öleceğini de... onu mezarlıkta gördüğüne yemin edenler de vardı...

Sonunda; yararsız, tahammül edilmez, kibirli, ukela, alaycı, zevkleri berbat, müzikten, tiyatrodan, şiirden anlamaz, şarlatan, palavracı, dinsiz ve kurbağa katili olduğu konuşulmaya başlandı. Bu kötü özelliklerin en kötüsü en sonuncusuydu, kurbağa katili olmaktı. Abderalılar için kutsal hayvanlardı kurbağalar. Sonunda kentin yok olmasına neden olacak olan kurbağalar... Böyle birinin kendi kendini yönetemeyeceği apaçıktı. Kendisine bir vasii tayin edilmeliydi acele.

Meclis üyesi Thrasyllus bu konuyu özellikle kaşıyordu. Çünkü Demokritos'un akrabasıydı ve servetinde gözü vardı. Yapacağı tek şey Demokritos'un deliliğini meclise kanıtlamaktı. Allahtan meclis ünlü bir hekimden rapor istedi; Hiporat'dan. Çünkü mecliste Demokritos'u seven pek yoktu ama Thrasyllus'u seven de pek yoktu.

Tesadüf bu ya Hipokrat tam da o günlerde Abdera'ya yakın bir kentteydi. Hipokrat Abderalıların davetini sırf Demokritos'u ziyaret edebilmek için kabul etti. Nereden bilebilirdi ki kendisini kimi muayene etmek için çağırdıklarını? Abdera'da duyduklarına inanamadı. Belki de başka bir Demokritos vardı Abdera'da. Ama hayır; başka bir Demokritos yoktu Abdera'da. Dünyada da başka bir Abdera yoktu. Durumu idare etti büyük hekim. Hele bir bakalım, dedi.

Thrasyllus; Hipokrat onuruna bir ziyafet verdi. Bir ara punduna getirip bir kese dolusu altın uzattı; zahmetlerine karşılık. Anlamadı Hipokrat:

-Bunu herhalde kahyanıza verecektiniz, dedi. Her zaman böyle dalgınsanız hemen bir hekime görününüz.

Hipokrat-Demokritos buluşması pek muhteşem olmuş. Bilmiyorum; Mevlana-Şems buluşmasına benzer bir şey miydi?

Hipokrat'ın meclisi bilgilendirmesi gerekiyordu; bilgilendirdi. Altı gemi dolusu enfiye getirtin Antikyra'dan. Her Abderalı 3.5 kilo kullansın; ama her yönetici 7 kilo. Sonra da Demokritos'a gidin. Sizi ona havale ediyorum, dedi ve çekip gitti.

Hipokrat ufukta kaybolduktan sonra kendilerine gelebildi Abderalılar. Uzun uzun tartıştılar konuyu. Besbelli ki Hipokrat bir şarlatandı. Kendileriyle alay etmişti. Hem de komplo kurmuştu. Kendilerini önce hasta edecekti; sonra da tedavi...

Hipokrat'tan intikamlarını alacaklardı ama; Makedonya ile aralarının bozulmasından korktular. Hipokrat soytarısını çok seviyordu her nedense Makedonya kralı.

Eşeğin Gölgesi Davası "Abderalılar" C.M.Wieland (Çeviren Vural Ülkü) İnkilap, 1999
Abderalılar C.M.Wieland (Çeviren Vural Ülkü) Kültür Bakanlığı Yay
Abderalılar C.M.Wieland (Çeviren ??) Ekin Yayınevi (? Duydum Bulamadım Görmedim
)

...