Dağ Başındaki Kitaplık
Rum asıllı Mısırlı Kavafis
Mısır'da yaşamıştır ya
hep Elen tarihini okuyup hıfzetmiş
Şiirler yazmış o tarihte adı geçen
Orta hali kişiler üstüne
Bu şiirler eksiksiz
Türkçe'ye çevrilmiştir
İyi de edilmiştir
bizim şuaramız
Bir Şeyh Bedrettin'e takmıştır aklını
Araştırılsa
Bu topraklarda da
Fatihlerin
Kazan kaldıranların
Ve dağ başların mesken tutanların dışında
Nice insan yaşamıştır
İyi işler yapmış orta hallice
Sevimlice
Nice insan
Bunlardan birisi ki
Bir kütüphane kurmuştur
Bir kültür ateşi tutuşturmuştur
Sungurlu nam ilçeye bağlı bir dağ köyünde
Evcili Hasan Efendi
Namı diğeriyle Kösepehlivan
Ömründe hiç güreş tutmamış
Pehlivanları andırırmış vücut yapısı
Sakalı da seyekmiş biraz
Bu yüzden
Kösepehlivan demişler kendisine
1857-1929 yılları arasında
Köyünde yaşayıp ölmüş
1920'nin büyük kıtlığı
Ve iflah olmaz yoksulluğunu sırtında taşıyarak
Yayan yapıldak
İstanbul'a gitmiştir onyedi yaşında
Atik Ali Medresesi'nde
Tortumlu Musa Kazım Efendiyle aynı hücrede
Kuru ekmeklerini turşu suyuna banarak
Birlikte okumuşlardır
Müderrislik icazetnamesi almışlardır
Musa Kazım İstanbul'da kalmıştır
Şeyhülislam olmuştur
Kösemiz de köyüne dönmüştür
Gözyaşı karışık sıcak vaazlarıyla
Büyük bir şöhret kazanmıştır kısa zamanda
Havza'dan Merzifondan Keskin'den Yozgat'a kadar
Fetva istemeye gelirler çaresiz kişiler
Bir medrese açmıştır hükümet izniyle
Toprak damlı odasında bir kütüphane kurmuştur
İstanbul'dan Hicaz'dan Mısır'dan
Toplayıp getirdiği kitaplarla
Ramazan vaazları için il ve ilçeler
Bribiriyle yarışa girerler
Kuva-yı Milliye'nin başlangıcında
Ankara'dadır Köse'miz
İki oğlu şehit düşmüştür Çanakkale'de
Karısnın yalvarıp yakarmasıyla
Üçüncü oğlunu geri hizmetine verdirmek amacıyla
Gelmiştir Ankara'ya
Müftülük dairesinde Börekçi Rifat Efendi
Mebus olan hoca efendiler
Bir "mesele" tartışmaktadırlar aralarında
Kösepehlivan sessizce girer içeri
Buyurun şöyle otururn diyen olmaz
Kapıya yakın bir yere ilişir
Konuşulanlara kulak kabartır
Sonra kendini tutamaz konuşmaya katılır
(Malum ulema konuşmadan duramaz)
Kravatlı mollalar gülümserler bıyık altından
Ama Kösemiz meseleyi İskender'in kılıcı gibi
Çözüp atınca itibarı yükselir
Şöyle yakına gel
Kalıbını yerine koy öyle kapı yanında oturulur mu
O cuma namazında
Hacıbayram nam camide
Mustafa Kemal'in bulunduğu cemaata
Vaaz veren üç vaiz arasında
Kösepehlivan da vardır
Vaazları onar dakika sürmüştür
Çünkü Mustafa Kemal
Camide ancak otuz dakika kalabileceğini bildirmiştir
Su gibi akıp geçer zaman
Güneşli bir nisan günü
Rahmet-i Rahmana kavuşur hoca
Geride ikisi şehit oniki çocuk
bir sürü torun ve
Zengin bir kütüphane bırakmıştır
Cenaze törenine binlerce kişi
İkiyüz din adamı katılmıştır
Yozgat Müftüsü Mehmet Hulusi Efendi
(Birinci Mecliste milletvekilliği yapmıştır)
İmam takımı kapışır aralarında kitapları
(Hulusi Efendi iki araba dolusu götürmüştür)
Kendi yazdığı Meclis adlı kitabı da
Bir mollanın heybesinde yolculuğa çıkmıştır
Bu yağma bir evin toprak damında yapılmıştır
Geride dağılmış birkaç kitapla
Notlar yazılı savruk kağıtlar kalmıştır
Onları da olup bitenlere bön bön bakan köylüler
Günaha girmemek için
Toplayıp bir kaya dibine gömmüşlerdir
Fi tarihinde
Sungurlu'nun Evci köyünde
Kösepehlivan namında birisi yaşamıştır
Öldüğü gün kitaplığı yağmalanmıştır
Hasan Latif SARIYÜCE
Türk Edebiyatı Haziran 2002