there is
henna
     
KINA
BULUNUR

Benim Azerilerim-18


Hüseyinzade Ali Bey
(Salyan 1864- İstanbul 1940)

Bir süre Petersburg Üniversitesinde fiziko-matematik okudu. Namık Kemal'i ve Vatan Yahut Silistre'yi duyunca ver elini İstanbul. Önce Askeri Tıbbiyeye kaydoldu, sonra da İbrahim Temo ve arkadaşlarının bir yıl kadar önce kurdukları gizli cemiyete, İttihat ve Terakki'ye. Pek çok tıbbiyelinin tersine öğrenciliğinde birkaç haftalık hapis dışında başı belaya girmedi. Cildiyeci oldu.

1903'te Azerbaycan'a döndü, daha doğrusu kaçmak zorunda kaldı. II. Abdülhamit ve adamlarınca arandığını öğrenince.


"Ey Pul" için Hüseyinzade'nin çizdiği karikatür.


Azerbaycan'da doktorluktan ziyade gazetecilik ve Türkçülük-Turancılık yaptı. Önce Kaspi gazetesinde yazdı. 1. Rusya Müslümanları Kongresine katılan 15 Azerbaycan delegesinden biri oldu. Bir grup arkadaşıyla çıkardığı Hayat'ın redaktörlüğünü yaptı. Hayat kapanınca da Füyüzat'ı çıkardılar. İstanbul Türkçesinin Azerbaycan'da hakim olması için çalıştı.

1910'da Türkiye'ye döndü. Üniversitede çalışmaya başladı. Bir yandan da Türk Ocağı'nda, Türk Yurdu'nda...

1915'de Turan Heyetiyle birlikte çeşitli Avrupa ülkelerine gitti. Rusya'daki Türk-Tatar Müslüman Halklarının Haklarını Koruma Komitesi'nin muhtırasını Yusuf Akçura ile yazdı ve Almanca'ya çevirdi. 1917'de iki arkadaşı ile Stokholm'de toplanan Milletlerarası Sosyalist Konferansında Türk işçilerini temsil etti. Daha neler neler...

Muhtemelen 1918'de birkaç aylığına Azerbaycan'a gitti. 1919'da birçok aydın vb. ile birlikte tutuklandı ve bir süre Bekirağa bölüğünde yattı.

1926'da neler oldu neler:
-Bakü'deki I. Türkoloji Kongresine katıldı ve Garbın İki Destanında Türk adlı bildirisini sundu.
-Profesör oldu.
-İzmir Sukiasti münasebetiyle tutuklandıysa da sonra beraat etti.

Soyadı Kanunu çıkınca TURAN soyadını aldı. 1931'de emekli olduysa da 1933 Üniversite Reformu'na kadar Tıbbiye'de ders vermeye devam etti. III. Türk Dili Kurultayı'nın (1936) katılımcılarından biriydi.

"Ey Pul" için Ezim Ezimzade'nin çizdiği karikatür


Azerbaycan'a gitmeyi çok istedi ama gidemedi. Oradan gelen şifreli kötü haberler ve uyarılar nedeniyle. Örneğin Hüseyin Cavit ünlü Türkolog Somoloyiç aracılığıyla aşağıdaki mesajlı şiiri gönderdi kendisine:

Sen ey yüksek fezalardan gelen seyyah-ı zerrin per
Uzak, ey necmi geysuder, uzak get arza yaklaşma!
Uzaktan pek gözetsen, menzeren pek datlı, pek dilber,
Mehebbet yox tekerrubde, bu mehrekten sakın şaşma!

(Burada dünyaya yaklaşan bir kuruklu yıldız uyarılıyor. Yakınlaşmamızın bir faydası olmaz, bize uzak durman en iyisi... Kuyruklu yıldızda Hüseyinzade Ali Bey mazmunu var tabii ki.)

1912'de Edhiye hanım ile evlendi. Üç çocukları oldu: Saide, Feyzaver ve ressam Selim Turan

Çok yönlü bir sanatçı Hüseyinzade. Şiir yazıyor, çeviri yapıyor, resim yapıyor, karikatür yapıyor...

Az veya çok farklı bir çok versiyonu olan çok ünlü bir şiirini sunuyorum. Ve Sabir'in "Ey Pul" adlı ünlü şiiri için çizdiği karikatürü. Ayni karikatürün muhtemelen Ezim Ezimzade tarafından çizilmiş bir benzeri var Sabir'in Hophopname adlı kitabında. Kim kimi kopye etti acaba?
Bodenştad'dan çevirdiği Ömer Hayyam adlı makaleyi de sunmak isterdim amma...


HAL-İ VATAN (YURT KAYGUSU)

Ucundadır dilimin
Hakikatin büyüğü
Ne koydular diyeyim
Ne kestiler dilimi

Bilir misin cahiller
Ne ettiler vatana
Ne koydular uyuya
Ne koydular uyana

Böyle durmak uyuşuk
Reva mı bir diriye
Ne gitmede ileri
Ne dönmede geriye

Düşman kırar kapıyı
Biz içerde kaygusuz
Ne evleri ayırır
Ne bir evli oluruz

Ayıltmada kalemim
Şu Türk ile Acem'i
Ne koydular yazayım
Ne kırdılar kalemi

Hüseyinzade Ali Bey

Btün bu bilgiler ve resimler Ali Haydar Bayat'ın Hüseyinzade Ali Bey adlı eserindendir. Minnetarım kendilerine.