MİRZE ELEKBER SABİR ve
"YA LİL'ECEB" ŞİİRİ ÜZERİNE
Ya Reb nedir bilmem sebeb
Yok gözleyen irzü edeb
Mollalar olmuş pul teleb
Böyle eşitdik ceddü eb
Ya lil'eceb Ya lil'eceb
Yüz mekrü fitne saldılar
Mali ibad aldılar
Her yane gitsen çaldılar
Nef'i cibişdan leylü şeb
Ya lil'eceb Ya lil'eceb
Allahü peygamber iman
Hem de ziyaretgah tamam
Mollaya mal olmuş balam
Lal ol deyir terpetme leb
Ya lil'eceb Ya lil'eceb
Azerbaycan edebiyatının zirvelerinden
Mirze Elekber Sabir (1867-1911) için çok şeyler söylenebilir.
Amma biz, Hophopname'yi (1) Türkiye'de Türk alfabesiyle
yayınlayan Prof. Dr. A. Mecit Doğru'nun Sabir Hakkında
adlı yazısının son paragrafı ile yetinelim:
"Kafkasya hakkındaki bilgisizliğimiz,
Kutadgubilig, Divani Lügatüt Türk ve Ali Şir Nevaili Türkistan
ile Anadolu arasında kurulması gereken bir köprüden yoksun
olmaya benzer. Bunu kurmak için en azından, Türk edebiyatında
müstesna bir yeri olan Sabir'i orta öğretim programına
koymak ve araştırıcılara konu olarak vermek gerekir."
Ve gelelim şiire. Bir taşlama (2). Zaten
Sabir de özellikle taşlamalarıyla tanınır, sevilir. Uzun
uzun korkusuzluğunu ve kahramanlıklarını anlattıktan sonra
Ay dadaş, vallahi, tallahi, billahi
Harda müselman görürem gorhuram (3)
diye yobazlardan dert yandığı Gorhuram
adlı şiirini duymayan azdır herhalde. Esin Afşar söylerdi
bir zamanlar.
Sakın mollalardan, müselmanlardan şikayet
ediyor diye Sabir'i zındığın, kafirin biri sanmayın. Gelin,
kendisini kafirlikle suçlayan Şirvanlılara dediklerini
dinleyin bir de:

Sabir ve Şirvanlılar (Çizen: Ezim Ezimzade)
Eşhedü billahi eliyyül azim
Sahibi imanem a Şirvanlılar
Yok yeni bir dine yeginim benim
Köhne müselmanam a Şirvanlılar
Şieyem emma ne bu eşkalden
Sünniem emma ne bu emsalden
Sufiyem emma ne bu ebdalden
Her seven insanem a Şirvanlılar (4)
Evet! Sabir müslümandır amma yobaz değildir.
Yobazların ülkesine verdiği zararın bilincindedir. Yobazlarla
savaşmak Sabir için adeta imanın şartlarından biridir.
Modern bir okul açmış, modern bir okulda öğretmenlik yapmış
ayrıca bu konuda çok sayıda şiir yazmıştır.
Sabir'in şiiri ile ilk karşılaştığımda
Aziz Nesin'e benzetmiştim. 15 Eylül 2003 günü kaybettiğimiz
Azeri dostum Yılmaz Esad Verdiyev hocam ise "Mehmet
Akif'e benzetilmeli" demişti. Ben Sabir için bu kez
de "Aziz Nesin - Mehmet Akif Sentezi" diyeyim. Bakalım
Yılmaz hocam ne diyecek?
Taşlamalarının yanında Sabir'i bir efsane
yapan faktörlerden biri de Molla Nesreddin (5) dergisidir.
Molla Nesreddin dergisini uluslararası bir efsane yapan
faktörlerin başında ise Sabir'in şiirleri ile Mirza Celil
Memmedguluzade'nin olağanüstü editörlüğü gelir.
Ya lil'aceb, hayret ve şaşkınlık ifade
eden bir deyim. Bu şiirde de Sabir mollalardan şikayet
ediyor. Şikayet edecek bir makam bulamadığı için de en
yüce makama Tanrı'ya yöneliyor:
"Nedir bunun sebebi? Mollalarında ne din
var, ne iman. Tek dertleri para. Eskiden de böyle imiş,
bugün de böyle. Fitne onlarda, hile onlarda. Köyde, kentte,
her yerde soyup soğana çevirdiler milleti. Allahı peygamberi
dini imanı dillerinden düşürmüyorlar. Mübarek yerleri
de ziyaret etmişler*. Hem hocalar, hem hacı; amma zavallı
çocukları mahfediyorlar. Ne ağız açtırıyorlar gariplere
ne göz. Nedir bunun sebebi Ya Rab! Sen yaratmadın mı bu
mollaları? Nasıl yarattın bunları böyle? Şunlara biraz
din, iman, insaf, akıl, fikir, anlayış versen olmaz mı?
Yeter artık! Bıktık, usandık! Kurtar bizi bunlardan Ya
Rabb!"
Bu şiire taşlama demek pek doğru değil.
Çığlık demek daha doğru olur bence. Tam da okullar açılırken,
tam da Türkiye müselmanları ile YÖK silahşörlerinin büyük
bir savaş yaşadıkları bu günlerde nerden de karşıma çıktı
ki bu şiir? Ya lil'eceb!
Sakın bu savaşın mağlubu da öğrenciler ve millet olmasın,
Azerbaycan'daki gibi.
***
Acizane bir çeviri (?) denemesi daha.
Her ne kadar sürç-i lisan ettim ise
Affola
***
YA LİL'ACEP
Para ister dururlar hep
Ne namus var ne de edep
Ya Rab nedir bilmem sebep
Her mollan sanki bir merkep
Ya lil'acep Ya lil'acep
Gece gündüz hep soydular
Ne bıktılar ne doydular
Bilmem nereye koydular
Delik hem cepken hem de cep
Ya lil'acep Ya lil'acep
Din de onda iman da
Hacıdır (6) aynı zamanda
Onun aklı yok şeytanda
Mezbahaya döndü mektep
Ya lil'acep Ya lil'acep
DİPNOTLAR
1-Hophopname: Sabir'in Molla Nesreddin dergisindeki
şiirlerinin çoğu Hop-Hop imzası ile yayınlanmış,. ölümünden
sonra da şiirleri Hophopname adlı bir kitapta toplanmıştır.
Azerbaycanda bir çok baskı yapan Hophopname Türkiye'de
1975 yılında Prof. Dr. A. Mecit Doğru tarafından yayınlanmıştır.
Acaba, Doğru hoca, yayınlayacak yayınevi bulamadığı için
mi kendi yayınlamıştır Hophopname'yi, yoksa bu onuru başkalarıyla
paylaşmak istemediği içinmi? Hep merak etmişimdir. Ya
lil'acep şiiri bu kitabın 367. sayfasından alınmıştır..
2- Azeriler satirik şiir diyorlar
3- Ey kardeş, nerde bir müslüman görsem,
korkuyorum
4- Ey Şirvanlılar! Vallahi ben de iman sahibi
biriyim. Yeni bir din edinmişliğim falan yok. Sizler gibi
eski, eskiden beri, anamdan doğduğumdan beri müslümanım
ben de. Şia'yım amma bu şekil değil. Sünni'yim amma bu
emsal değil. Sofi'yim amma bu abdal gibi değil... Şiirin
ilk dizesi Azerilerin iftiraya uğradıklarında kullandıkları
bir tepki sözü. Biz nasıl o durumlarda -Allah inanı kuru
iftiradan saklasın -Valla billa iftira, iki gözüm önüme
aksın ki iftira... diyoruz; onlar da, Eşhedü billah eliyül
azim diyorlarmış"
5- Molla Nesreddin: Azeri edebiyatının efsane
dergisi. Mirza Celil Memmedguluzade tarafından kuruldu
ve idare edildi. Yazdıkları, sadece kuzey ve güney Azerbaycanlarda
değil İran'da, Osmanlı ve Rus imparatorluklarında da yankılandı.
Türkçe, eğitim, kadın, işçi ve insan hakları derginin
yazar ve çizerlerinin en önemli temaları idi. Dergi yazar
ve şairleri kadar çizerleri ve çizdikleri ile de ünlüydü.
Derginin ve sahibinin 1920'den sonra başına gelenleri
ne siz sorun...
6- Şiiler kendileri için kutsal merkezleri
ziyaret ederler. Meşhed'e gidenler Meşhedi, Kerbela'ya
gidenler Kerbelayi olurlar.
ŞİİR İÇİN BİR KÜÇÜK SÖZLÜK
Irzü edeb: Namus ve edep
Pul teleb (etmek): Para istemek
Ceddü eb: Dede ve torun
Ya lil'eceb: Ne tuhaf, ne acaip, hayret
Mekrü-fitne: Hile-fitne
Mali ibad: Mal-mülk
Her yane: Her nereye, hangi yöne, her yerde
Nef'i cibişdan: [Nef'i: Yararlı, yararına; Cib: Cep; Cibiş:
Cep (argo); Sabir burada halkın cebinden mollaların cebine
para akışına, güncel deyiş ile hortumlamaya işaret ediyor.
Nef'i cibiştan konusunda ve başka pek çok konuda beni
aydınlatan Fatma Verdiyev hanımefendiye ve rahmetli eşi
Yılmaz Hocama minnettarım.]
Leylü şeb: Gece-gündüz
Bala: Çocuk
Lal: Dilsiz; Leb terpetmek: Konuşmak, dudakları kımıldatmak.